Çalışma ve İlgi Alanları

Yetişkinlere Yönelik Psikoterapi

Psikodinamik yaklaşım ve Varoluşçu ekolün birlikteliği ile 18 yaş ve üstü bireylerle psikoterapi süreci yürütülmektedir. Bu yaklaşım kişinin zihninden geçenleri olduğu gibi terapiste anlatmasına dayanır.

Terapiler haftada bir veya iki gün, 50 dakikadır.

İlişkilerde Bağlanma ve İlişkisel Çatışmalar

Duygusal açıdan bağlanmak ve bir birlikteliği sürdürmek kişide kaygı ve korku duygularını uyandırabilir. Kişinin kendi psikolojik öyküsü ilişkilerdeki varolma biçimini de şekillendirebilir. Bir yandan bağlanmak isteyen kişi bir yandan da uzaklaşmak isteği ile çatışma yaşayabilir. Yetişkin hayatındaki ilişkileri zorlayıcı hale gelebilir.

Yeme Bozuklukları

Yaşamın en temel ve hayati unsuru olan yemeğin "bozukluk" haline gelmesi psikolojik açıdan yorucu bir haldir. Medyanın, oluşturulan beden algısının ve ruhsallıktaki çatışmaların etkisini yemekle ve bedenle kurulan ilişkide gözlemlenebilir.

Anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu  ve gece yeme sendromu yeme bozuklukları arasındadır.

Beden ve yemek ile sağlıklı ilişki kurmak isteyen kişilerin  süreçlerine uzman bir diyetisyeni de dahil etmeleri önerilir.

Obezite ve Obezite Cerrahisi

Obezite, yeme bozuklarından ayrı şekilde ele alınan bir sağlık sorunudur. Genetik, hormonal, çevresel ve psikolojik faktörler obeziteye yol açabilir. Kendi içinde yeme bozukluklarını ve anormal yeme davranışlarını barındırabilir.

Diyet veya belli kriterlerin karışlanması durumunda obezite cerrahisi yöntemini seçerek sağlıklı kiloya inmeyi amaçlayan kişiler, geri kilo alımını önleyebilmek ve "aşırı yemenin" yaşamlarındaki karşılığını bilmek için psikoterapi desteği alabilmektedirler.

Bu alanla ilgili detaylı bilgi için: www.bariatrikpsikolog.com

Olumsuz duygular ve duygu düzenlemesi

Olumsuz, zorlayıcı duygular bazen günlük yaşamın sürdürülmesine engel olabilir. Kişi en temel şeyleri gerçekleştirmekte zorluk yaşayabilir. Bazen de geçmişte tecrübe edilen bir durumun duygusal etkisi yaşamın ilerleyen bir döneminde  kendini gösterebilir. Bu olumsuz etki iş yaşamı, akademik hayat, romantik ilişkiler veya bedensel semptomlar üzerinden kendini gösterebilir.

Terapi geçmiş deneyimin şuanı nasıl etkilediği, hangi duygu ve düşünler içinde olunduğu ve hangi psikolojik ihtiyacın giderilmeye çalışıldığı ile ilgilenir.

Annelik Deneyimi ve Postpartum (Doğum Sonrası) Depresyonu

Anne olma fikri, bir bebek beklemek, çocuk sahibi olmayı planlamak, olumlu duygular kadar olumsuz duyguları da beraberinde getirebilir. Kadının anne olmaya bakış açısı, kendisinin ve çevresinin anne rolüne atfettiği anlamlar, kişinin kendi annesi ile ilişkisi annelik deneyimini şekillendirebilir. Duygular ve ihtiyaçlar muğlak hale gelebilir. Kişi asıl ihtiyaçlarını belirginleştirilmeye yönelik bir destek arayışında olabilir. Duygusal açıdan bu karışıklığı hissetmek çok anlaşılır olması ile birlikte, dile getirmesi zor olabilmektedir.

Doğum sonrası depresyonu ise  ayrı bir duygu halidir. Anne duygu ve düşüncelerini dizginlemekte zorluk yaşar, bunları çevresindekilerle paylaşmakta endişe duyar ve kendini daha da yalnız hisseder. Günlük yaşamını konforlu bir şekilde sürdürebilmek ve bebeği ile ilişkisinde tam anlamıyla "orada" olabilmek için desteğe ihtiyaç duyması çok doğaldır.